Burası Röportaj ve Söyleşi Medyası!

Tarih : 17 Eki 2014, Cu 00:41
Herhangi bir yer ve herhangi bir zamanda zihni hikâyesiyle meşgul bir yazar, yeni cümlelerini yazıya dökme sancısı yaşarken her şeye ara vererek bir süre düşündü.  İhtiyacı olan tek şey, peşi sıra dizilip kaleminin ucuna biriken tüm sözlerin önünü açacak o ilk cümleyi yazabilmekti. Yazmak onun için öylesine büyük bir tutkuydu ki; her başlangıçta yaşadığı bu karmaşayı düzene koyarken hep bu duygunun ipine tutunurdu. Ve yine aynı tutkuyla kalemine sarıldı!..
Herhangi bir yer ve herhangi bir zamanda gerçeğin peşinde bir gazeteci, oturduğu yerde elindeki not defterinde temiz bir sayfa açarak beklemeyi sürdürdü. Günlerdir kamuoyunda tartışılan konuyla ilgili nihayet bir basın açıklaması yapılacaktı. Olayın duyulmasından sonraki süreyi, kurgudaki eksik parçaları bir araya getirmeye, gereksizleri çıkarmaya ve bilinmeyenleri öğrenmeye çabalamakla geçirmişti. Ve şimdi kendisi dâhil onlarca gazeteciyle birlikte açıklamayı dinlerken, ne yapılan açıklama merakını giderecek düzeyde ne de yöneltilen sorular gerçeğin üzerini açacak türdendi. Gazeteci refleksiyle doğruldu. Kendi cevaplarını almak üzere elini kaldırdı ve ekledi: Size birkaç sorum olacak!..
2009 yılı Türkiye’sinde okur- yazar ve sorgular kimlikte bir gazeteci-yazar kadrosu oldukça hararetli bir mesleki tartışmanın içindeydiler. Birkaç yıl öncesinde filizlenen bir düşünce nihayet fiziki bir varlığa bürünmüş ve şimdi daha fazla geliştirilmesi için kendilerine tartışma konusu olmuştu. Konuya özne olansa, gazetecilerin kullandıkları Röportaj ve Söyleşi tekniğinin temelde aynı prensibe dayanarak yapıldığı halde neden iki ayrı isimle adlandırıldığı düşüncesiydi.  
Gazeteciler, genç, yaşlı, ünlü, ünsüz haber değeri taşıyan insanlarla görüşmeler yapar ilgi çeken yönleri ortaya çıkarmak için sorular sorar ve bu yazı okuyucunun bir solukta okuyacağı şekilde yayına sunulurdu. Gazetelerin en ilgi çekici tarafı işte bu röportaj ve söyleşilerdi. Bu, gazetecinin elindeki haberi gerçek kılan ya da yeni haberlere ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Biraz daha geri gitmeye karar verdiler.
Röportajın tarihsel gelişimine baktıklarında, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nin de bir tür röportaj olduğu ve röportaj türünde yayınlanan eserlerin hemen hepsinin dönemin edebiyatçıları tarafından yazıldığını gördüler. Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Haşim, Aziz Nesin ve pek tabii Yaşar Kemal en önemli röportaj yazarlarındandı. Bu durumda, Röportaj ve söyleşiyi birbirinden ayıran en temel özellik neydi? Röportajda, yazar kendi duygularını konuya dâhil ederek edebi bir üslupla konuyu işlerken, söyleşide, gazeteci kendi yargılarını konu dışı bırakarak gerçekleri haberine konu edebilirdi. İşte bu, röportaj ve söyleşi yöntemini birbirinden ayıran en temel özellikti.
                                                                                         **********
Röportaj Medyası bu araştırma ve sorgulamanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 2009 yılındaki tartışmanın ana konusu röportaj ve söyleşideki bu keskin ayrımın, bu portal yoluyla geniş kitlelere duyurulması ve her iki yöntemin kullanılış prensiplerinin yeniden hatırlatılmasını içeriyordu. Bunu yaparken kendi profesyonel kabiliyetlerimizi kullanacaktık elbette ama bizler için esas önemli olan; haberin peşinde koşan, yeni mezun genç meslektaşlarımız ile deneyimli haberci üstatlarımızı ve kalemini ustaca konuşturabilen genç ya da deneyimli yazarlarımızla buluşturabilecek bir iletişim ağını hazırlayabilmekti. 
Bugün geldiğimiz noktada, Röportaj Atölyesi bölümümüze yapılan yüzlerce üyelik başvurusu tartışmayı başlatan sorunun ne kadar doğru olduğunu ve buna inanan insanların ne kadar çok olduğunu görmek bakımından önemlidir. Görüşleri ile portalımıza katkı sunan akademisyenlerimizin fikirlerinden “akademisyence” köşemizde yararlanabileceksiniz. Ben özellikle Prof. Dr. Atilla Girgin’e konu hakkında geniş kapsamlı araştırmasından oluşan kitabı için ve yine röportaj yazarlığını anlattığı kitabı için de Yaşar Kemal’e teşekkürlerimi sunuyorum. 
Röportaj ve Söyleşi Medyası, ihtiyacımız olan teknik hizmeti denemek üzere Beta yayınına devam ederken, gazeteci-yazar kadromuz da yapılan başvuruları incelemeyi sürdürüyor. Eğer siz de ilk cümlesini yazma heyecanı yaşayan yazıya tutkun bir yazarsanız ya da kendi cevaplarını almak üzere gerçeğin peşinde, vicdanı ve kalemi hür bir gazeteciyseniz eserlerinizle birlikte bizlerle buluşmak için hazır olun. 
 
Çok yakında başlıyoruz!
 
Çiğdem MERT
Genel Yayın Yönetmeni
cigdemmert@roportaj.com.tr