Ahmet Sever'in Kitabı "Abdullah Gül ile 12 Yıl" Çıktı!

Tür : Söyleşi Tarih : 15 Haz 2015, Pt 01:03 11522 Görüntülenme 0 Yorum
etiketler :

SUUDİ KRALI’NIN HEDİYELERİ

Mehmet Y. Yılmaz yıllarca köşesinde her pazartesi Suudi Arabistan Kralı’nın hediyelerini sordu. Abdullah Gül neden cevap vermedi?

Üslubuna kızdı. Cumhurbaşkanlığı’nın ilk yıllarıydı. Zaten her yandan saldırı var. O kadar titiz bir insan. Ne aldıysa Kayseri’deki Abdullah Gül Müzesi’ne alındı. Hepsi oraya konacak. Oradan gelen neyse, ben de bilmiyorum, envanteri tutuldu. Hepsi Abdullah Gül Müzesi’nde sergilenecek.

CAN YÜCEL’LE KÜRT MESELESİNE GİRİŞ!

Danışmanlar tartışıyordu: “Cumhurbaşkanı Meclis açılış konuşmasında ‘Kürt sorunu’ demeli mi, dememeli mi?” Dayanamadım, Abdullah Bey’den “Efendim, çok kaba olacak ama affınıza sığınarak bir şey anlatmak istiyorum” diye izin aldım. “Yücel, 12 Eylül döneminde bir şiir yazıyor. Ve affedersiniz, ‘g.t’ ifadesini kullanıyor.” Herkesin gözü faltaşı gibi açıldı. Devam ettim: “Yücel’e dava açıyorlar. Hâkim “Can Bey, neden bu lafı kullandınız?” diye soruyor. Yücel, “Hâkim Bey, bu memlekette g.te g.t denir” diyor. Bunu anlattım. “Bu ülkede de Kürt sorununa ‘Kürt sorunu’ denir! Arkadaşlar bir saattir neyi tartışıyor” dedim. Gül, kahkahalarla güldü. O gülünce herkes gülmeye başladı. Konuşmada da ‘Kürt Sorunu’ dedi.

***KİTAPTAN***

DÖRT BAKANI DERHAL YÜCE DİVAN’A GÖNDERİRİM!

Abdullah Gül’ün olan bitenlerden sıtkının sıyrıldığını ve kenara çekilme kararı aldığını gözlemledik. Köşk’te durum değerlendirmesi yaparken “Ben aşağıya insem” diye söze girdi ve hepimizi umutlandıran şu cümleleri kurdu: “Türkiye’yi kısa sürede yıldızının parladığı döneme tekrar götürürüm. AB sürecini yeniden canlandırırım. Dış politikadaki yanlışları düzeltirim. Ülke çok kutuplaştı, bunu giderecek adımları peş peşe atarım. Demokratikleşmeye ağırlık veririm. Haklarında yolsuzluk iddiası bulunan dört bakanı derhal Yüce Divan’a gönderirim…”

ERDOĞAN, GÜL’ÜN AK PARTİ’YE DÖNMESİNİN ÖNÜNÜ NASIL KESTİ?

Cumhurbaşkanı görev süresi bittiğinde ‘şüphesiz, kurucusu olduğu partisine döneceğini’ açıkladı. (...) MKYK toplantısı sürerken Sadullah Ergin söz alarak Gül’ün açıklaması hakkında bilgi verdi ve bu gelişmeyi dikkate alarak, olağanüstü kongreyi ileri bir tarihe ertelemenin daha doğru olacağını söyledi. Ancak, söz alanların sayısının giderek arttığını gören Erdoğan, müdahale ederek konuyu kapattı. Gül son derece rahattı: “Artık kimse bana ‘Partiye döneceğine dair bir işaret vermedin, sessiz kaldın’ diyemez. Ben üzerime düşeni yaptım.”

VEFA KONGRESİNDE VEFASIZLIK

27 Ağustos’ta Davutoğlu oybirliğiyle genel başkan seçildi. “Bu bir veda değil, vefa kongresi” dedi. Ancak Erdoğan’a övgüler düzerken kendisini başbakan olduğu dönemde başdanışmanı yapan, büyükelçi unvanı verdiren, siyasete sokan, dışişleri bakanı olmasında etkin rol oynayan Cumhurbaşkanı Gül’ün adını bir kez bile anmadı. AK Parti’nin belde ve köy temsilcilerine kadar selamlamadık kimseyi bırakmadı. Cumhurbaşkanı bu konuyla ilgili tek kelime etmedi. Ancak Davutoğlu’nun konuşmasını okuduğunda yüzünde acı bir tebessüm belirdi. Yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu.