Ahmet Sever'in Kitabı "Abdullah Gül ile 12 Yıl" Çıktı!

Tür : Söyleşi Tarih : 15 Haz 2015, Pt 01:03 11607 Görüntülenme 0 Yorum
etiketler :

Siz de Gezi sırasında Cihangirliler’i polis şiddetinden kurtarmışsınız galiba…

Arkadaşlardan sürekli mesaj geliyordu. Çatışma görüntülerini Cumhurbaşkanı’na gösteriyordum. Vali “İkna etmişsiniz, bariyerleri kaldırıyoruz” diye teşekkür etmek için aradı. Gül “Vali Bey, Cihangir’in ara sokaklarından kötü görüntüler geliyor. Ne arıyor orada polisler? Çekin onları!” dedi. Üç dakika sonra arkadaşlardan mesaj geldi, “Polisler çekiliyor” diye.

Sonraki günlerde sokak sokak girdiler Cihangir’e… Abdullah Gül’ün Harvard’da okuyan oğlu Mehmet Gül de arkadaşlarını toplayıp Çankaya’ya çıkmış. Neden?

Arkadaşları Mehmet’e “Babanla görüşmek istiyoruz” talebinde bulunmuş. Hepsi, muhafazakâr ailelerin, Ak Partililer’in çocukları. 20-21 yaşlarında 10 genç geldi. “Gezi’de arkadaşlarımız var. Bu bir çevre duyarlılığı hareketi, neden bu kadar sert davranıldı” diye yakındılar. Çok eleştirel bir yaklaşım içindeydiler.

Ne dedi Gül?

Aynı görüşte olduğunu söyledi. “Yatıştırmak için çok çaba harcıyorum” dedi.

Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı aramış. Nasıl bir konuşma oldu?

Vefat etmeden bir gün önce aradı. Üzüntülerini ifade etti, babasının vakur duruşunu övdü. “Sizi takdirle izledim” dedi. “Yapabileceğim bir şey var mı” diye sordu. Sami Elvan “Bir tek Berkin’in vurulduğu anı gösteren kayıtların ortaya çıkması ve suçluların cezalandırılmasını istiyorum” dedi. Cumhurbaşkanı talimatı verdi ama maalesef arkası gelmedi.

Gül’ün 17-25 Aralık’ta dünyasının karardığını, ‘Sabaha kadar uyuyamadım, aklım almıyor, olanlara inanamıyorum” dediğini yazmışsınız. Hükümet 17-25 Aralık’la ilgili ‘montaj’, ‘darbe girişimi’ savunması yaptı. Gül bunlara inanmadı mı?

“Kesin böyle olmuştur” diye düşünmedi. Ama yaklaşımı benimsemedi. Üstüne gidilmesi, bakanların Yüce Divan’da aklanması gerektiğini düşündü.

“Tapeleri dinlemeye gönlü elvermedi” diyorsunuz. Neden?

Yasadışı dinlendiyse buna ortak olmak istemedi. Herhalde üzülmek de istemedi.

Ne yaptı peki?

Bir yandan da bilmesi gerekiyor. Deşifresini okudu, doğrudan dinlemedi.

Bu süreçteki sosyal medya yasaklarına nasıl baktı?

Aklı almadı. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dünyada yasaklamanın mümkün olmadığını açıklamıştı. Yasak gelince açığa düşmüş oldu. “Yasağı ilk ben deleceğim” dedi, tweet attı.

Danışmanları olarak “İnternet yasasını veto edin” diye yalvarmışsınız. Neden?

Türkiye parlayan bir yıldızdı. Bu adımlarla yıldız sönmeye başladı. Cumhurbaşkanı’nı güvenilir bulanların oranı yüzde 76, 78’e kadar çıkmıştı. Bu olaylar sonrası ona destek de azaldı. Kaybeden hem Türkiye hem Gül oluyordu.