Ahmet Sever'in Kitabı "Abdullah Gül ile 12 Yıl" Çıktı!

Tür : Söyleşi Tarih : 15 Haz 2015, Pt 01:03 11337 Görüntülenme 0 Yorum
etiketler :
Bir kişi bir ülkenin kaderini tayin edebilir mi? Bazılarına göre 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Köşk’e çıkana kadar AK Parti’nin demokratik reformlarının, Avrupa Birliği vizyonunun mimarıydı. Partide pusula, denge işlevi vardı. O, cumhurbaşkanı oldu, hükümet ise yön değiştirdi; yasakçı, güvenlikçi politikalara kaydı. Böyle düşünenlerin başında Gül’ün 12 yıl başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever geliyor. Sever, Çankaya’da yaşadıklarını kitaplaştırdı.

‘Abdullah Gül ile 12 Yıl’ bugün raflarda.

Gül bu kitabı okudu ve onayladı.

Aslında birkaç hafta önce yayımlanacaktı.

Ama son anda müdahale ederek seçimden sonraya bırakılmasını rica etti.

Kitabı ve bu söyleşiyi okuduğunuzda bunun nedenini anlayacaksınız.

Gün yüzüne çıkan gerçekler bir seçimin sonuçlarını etkileyebilecek kadar çarpıcı.

Geçen hafta AK Parti, tarihinin en büyük seçim hüsranını yaşayınca,  gözler yine ona çevrildi.

Siyasete dönecek mi?

Dönerse koşulları ne?

Bir gün yeniden başa geçerse neleri düzeltecek? Gezi, yasaklar, kutuplaşma, Suriye ve Mısır ile ilgili hükümetle derin görüş ayrılıkları...

Cemaat’e bakışı ve Çankaya günleriyle ilgili bilinmeyenler…

Bazı AK Partililere ama özellikle Recep Tayyip Erdoğan’a kırgınlığı...

Hepsi, eski Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Sever’le yaptığımız bu tarihi söyleşide…

Abdullah Gül siyasete dönecek mi?

Can atar bir havası yok. Aynı noktada. Seçimden sonra Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Ahmet Davutoğlu’nu arayıp hükümet kurulması konusunda cesaretlendirmiş. Türkiye’nin hükümetsiz kalmaması için, içinde AK Parti’nin olacağı koalisyona teşvik ediyor. Gelişmeler ne gösterir bilinmez. “Gerçekten bana ihtiyaç duyarlarsa, o zaman düşünürüm. Tabii bunu kendi şartlarımı ortaya koyarak yaparım” dedi.

Nedir bu şartlar?

Daha önce söylemişti. Onlar da şuydu: “Çift başlılık olmaz. Ben gelir başbakanlığı yaparım. Karıştırmam. Ben nasıl cumhurbaşkanlığı yaptıysam, sen de öyle cumhurbaşkanlığı yaparsın. Yetkilerinin içinde kalarak… Sen nasıl bir başbakanlık yaptıysan ben de öyle yaparım.”

Talep ya da davet var mı?

Hep oldu. Elbette oluyordur yine. Ama önce yeni bir koalisyon kurmanın denenmesi gerekiyor. Bunun yürüyüp yürümeyeceğini görmek lazım.

Gül seçim sonuçlarını nasıl okudu?

Bu sonucu çok önceden tahmin etti. Bunu çevresiyle paylaşıyordu. Çok eski bir siyasetçi, devlet adamı olarak gelişmelerin seyrinin bu olacağını gördü.

Bu kitaba Abdullah Gül’ün duyguları, mesajları olarak bakabilir miyiz? Bilgisi dahilinde mi yazıldı?

Kitabı yazmak benim fikrim. Hiçbir telkini olmadı. Hatta fikri açtığımda tedirgin olduğunu zannediyorum. “Kendi mahallesinden olmayan biriyle 12 yıl çalıştı, bir de ona kitap yazdırıyor” denmesinden, öyle algılanmasından rahatsız oldu. “Yazma” demedi ama katkı vermedi. Yüreğini, kalbini açsaydı çok farklı şeyler ortaya çıkabilirdi. Onu yapmadı. Ama kitabı baştan sona okudu, bazı düzeltmeler yaptı. Ona okutmadan basmak etik olmazdı. Bu bir polemik kitabı değil. Tarih, doğrular üzerine bina edilerek yazılıyor. Buna katkı sağlamak amacıyla yaptım.