Rahmi Koç: Şans insanlara ömür boyu bir, iki defa gelir!

Tür : Söyleşi Tarih : 7 Haz 2015, Pa 14:43 5308 Görüntülenme 0 Yorum
etiketler :
Türkiye’nin ilk ve en büyük holdinginin onursal başkanı Rahmi Koç, özel hayatını, hayattan öğrendiklerini ve gelecek planlarını anlattı. Koç gençlere tavsiyeler verdi.

Rahmi Koç, 85 yılı devirdiği renkli hayatında güne hâlâ aynı disiplinle başlıyor. Her gün 18.00’den 19.30’a kadar yüzüyor, gece yarısı idman yapıyor. Bu söyleşinin konusu ise merakları ve hayalleri… Türkiye’nin ilk ve en büyük holdinginin onursal başkanı Rahmi Koç’la evinde buluştuk, hayattan öğrendiklerini ve gelecek planlarını konuştuk

Türkiye’nin en merak edilen isimleri listesi yapılsa, ilk beşte yeri hep hazır. Rahmi Koç’un hikâyesi aslında bir “en”ler listesi gibi. Türkiye’nin en zengin ailesinin en büyüğü... İş adamı olarak yaptıklarının, başından geçenlerin yanında giyim kuşamı, hobileri, denizcilik sevdası ve sanata bakışıyla da hep merak edildi.

Aylardır her karşılaştığımda röportaj isteğimi dile getiriyorum ama seyahatleri, toplantıları derken bu haftaya kısmetmiş. Rahmi Koç’la evinde buluştuk. Fotoğraflar çektik. Renkli hayatına dair merak ettiklerimden onun meraklarına, müzikten meditasyona, çocukluğundan hayallerine hâlâ gerçekleştiremedikleri varmış meğer!- pek çok şey sordum. Sabırla cevapladı. Tabii gençlere tavsiyeler de cabası...

Sizinkisi nasıl bir çocukluktu?

Çocukluğum diğer çocuklardan çok farklı değildi. Üç kız kardeşim vardı. Tek erkek evlat olduğum için annem bana son derece düşkündü. Ankaralı bir aileydik, yazları İstanbul’a gelirdik. Annem yüzmemizi, yelken yapmamızı, balık tutmamızı, arkadaşlarla gezmemizi her zaman sınırlandırırdı. Zannediyorum denize düşkünlüğüm de oradan gelmiştir. Mesut bir ailenin evladıydım. Aile bağlarına ve geleneklerine titizlikle uyardım.

O günlere dair en çok neyi özlüyorsunuz?

O günlerden mi? En çok özlemini duyduğum şey… Her akşam saat 4-6 arası ya sandaldan ya karadan izmarit balığı tutmamız. Ara ara hatırlarım.

Vehbi Koç nasıl bir babaydı?

Rahmetli çok disiplinli bir insandı. Her şeyi ölçülü yapardı. Yalnız bizlere değil, yanımızda çalışan insanlara da örnek olurdu. Şahısların demokratik haklarını saygıyla karşılardı. Her zaman herkesin fikrini almıştır. Babamla ilişkimiz çok mesafeliydi. Büyüklere hürmet ve saygı ön plana çıkardı.

Ablanız Semahat Arsel bir söyleşisinde “Vehbi Koç ne istediğini çok iyi bilirdi. Çünkü müthiş bir analiz kabiliyeti, azmi ve hayat felsefesi vardı. Ölene kadar da disiplinini bırakmadı” diyor… Ya siz?

Ben de çok disiplinliyimdir. Aklıma koyduğum şeyi mutlaka yapmak isterim. Bilhassa iş hayatımda ipin ucunu kolay kolay bırakmam. İsrafı babam gibi sevmem, insanların fikrini almadan ön yargılı davranmam. Herkesin fikrini sorarım.