Gülse Birsel’le Yalan Dünya

Tür : Röportaj Tarih : 30 Kas 2011, Ça 12:08 5897 Görüntülenme 0 Yorum
etiketler :
Oyuncu ve senarist Gülse Birsel, yeni dizisi ‘Yalan Dünya’yla ekrana dönüyor. Cihangir’de geçen bir hikayenin anlatıldığı dizinin hazırlıkları sürerken projenin müziklerini yapan Nil Karaibrahimgil, yeni dizisi ve yaşamı hakkında Birsel’le sohbet etti.

Nil Karaibrahimgil: Bir kitapta isimlerin insanları etkilediğini okudum. Sence isminin böyle bir etkisi var mı?

Gülse Birsel: Bunun çirkin bir şakasını yapardık yıllar önce. Bir dergi vardı, bu dergiyi çıkaranların birinin adı Hüsran, diğerininse Kader’di ve dergi asla tiraj alamıyordu. Adım annemle babamın isimlerinin ilk hecelerinden oluşuyor. Yaratacılığımızı çalıştıralım demişler.

NK: Komik bir çocuk muydun? 

        

GB: Komik bir çocuktum ama bu en küçük çocuk olmakla da ilgili olabilir; abim benden

15, ablam 13 yaş büyük. O yüzden de hep, “Hadi şimdi şunu yap, hadi şimdi de şarkı söyle” derlerdi bana. Sanatçılar genellikle ailelerin en küçük çocuğundan çıkıyormuş. İlkokul yaşantım boyunca şarkıcı olmak istedim, sonra anladım ki sadece istemekle olmuyor; bir de sesinin güzel olması lazım. Ortaokul ve lise boyunca da oyuncu olacağımdan çok emindim. Ailem tabii ki istemiyordu. Boğaziçi’ne girebilecek potansiyeli görüyorlardı bende. Onların istedikleri okula girdim ve oyunculuk mevzusu bitti diye bakıyordum o işe.

NK: “Konservatuara gitseydim, Boğaziçi’ndeki yılların yerine oyunculuk öğrenseydim” diye düşündüğün oluyor mu?

GB: Boğaziçi’ne girdiğimin ikinci yılında gazetede çalışmaya ve yazmaya başladım. Onun için aslında okula gitmekten çok dergiye gidiyor ve yazıyordum. Şu anda senaryo yazmamın esas temelleri orada atıldı. Ama tabii teknik oyunculuk eğitimi almamış olmamın eksikliğini de hissediyorum. Gazetecelik hem oyunculuk, hem de yazarlık için harika bir şey. Gazetecilik yaptığında steril kalmak mümkün değil. O dergi, gazetenin hayatımda olduğu 4-5 yıl benim için oldukça verimli geçti açıkçası.

NK: “Bunu yapabilirim” fikri aklına ilk ne zaman geldi?

GB: Önce Amerika’ya gittim senaryo okudum, orada iyi bir öğrenci olduğumu söylüyorlardı. “Ben bu işi kıvıracağım galiba” dedim. Ama dönüp Türkiye’de gazetecilik yapmaya devam ettim. Televizyonla ilgili bir hevesim yoktu. Atv Haber’e girdim. İlk hafta sabah haberlerinin dış haberler editörü işten ayrıldı. “Sen en iyisi sabah kahvaltısı haberlerinin dış haberler editörü ol” dediler. Üç ay boyunca akşam 9, sabah 9 çalıştım.

12